AŞK TA YAŞ

AŞK TA YAŞ

Son günlerde tuhaf bir hal var üzerimde.Biraz arabesk bir hal.Geçenlerde dalga geçmiştim kendimle hatta.Sabah saatlerinde elimin altında az olsada var olan kitapları okurum, bazende ilgimi çeken filmlere bakarım.Tam yeni vizyona giren“Nelson Mandelanın ´´hayatını anlatan filmini izlemeye başladığım sırada birdenbire kulağıma bir şarkı çalındı.Kafamın içinde dönüp duruyordu.Hadi ordan dedim, sabahın 10 u ve ben filme kendimi vermişken Gülayin ”in “Gurbet ..”adli türküsü de nereden çıktı?Tamam özgün müziği severim, bir derdim yok dinlerim de ara ara ve hatta söylerim ama neden şimdi ve neden bu şarkı?

 

Son aylarda en çok uğraştığım yoganın bana öğrettiği en büyük şeylerden biri olan karşına çıktıysa vardır bir sebebi mottosunu takip ederek bir kaç defa dinledim şarkıyı.Baya iyi de geldi.Ama içimi tuhaf bir hüzün kapladı , sebebini anlayamadım ve hayatıma devam ettim.

 

O gün senin ,bu gün benim derken ben kendimi biraz izole etme, çok sevdiğim evimde yanlız başıma kalıp düşünme, yazı yazma, akşamları youtube de ilgimi çeken filimler yada klibleri izlemeyle dolu bir süreçte buldum .Bunları hazır tatil modundayken akşamları ara ara içilen akşamüstü biraları da izledi.Hemen hemen aynı saatlerde akşam sekiz civarı…Dediğim gibi benim şu anki hayat ritmim için garip bir durum olsa da çok abartmadan, kendi sabah pratiklerimi aksatmadan biraz bu duygulara bıraktım kendimi.Benim için garip bir durumdu ama çok ta takmadım, filmim bitmek üzere sanırım onun stresini yaşıyorum diye düşünüyordum.

 

Sonra birden Sezen Aksu girdi beynime, sadece bir defa dinlediğim bir şarkısı günlerdir sürekli kafamın içinde çalıp duruyordu.”Başka sevgilerde teselli bulunca, işte biz o zaman tükeneceğiz”Ve bir sabah meditasyonumu yaparken birdenbire anladım neden tüm bunları özellikle bu birkaç haftadır yaşadığımı.Bu benim ruhumun yaş süreciydi…Suanki yaşamımda o yaşı fiziksel yada duygusal olarak yaşamıyordum elbette. Benim için çoktan tamamlanmış bir süreçti.Ama enerji bedenimde bir yerlerde hala kırıntıları vardı.Ve ruhum bunu hatırlıyordu.

 

Son zamanlarda bir ilişkimin bitiş ve ayrılık sürecini yaşamıştım.Benim için çok ağır olmuştu.Hiç beklemediğim canımdan dahaçok sevdiğim insandan ayrılmıştım.Doğrusu çok haksızlığına uğradığımı düşünmüştüm…Aylarım, günlerim ,saatlerim tamamen yaşla geçmişti.Derlerki bazı insanlar için ayrılık bir nevi ölüm gibidir.Bir ölümün ardından nasıl yaş tutmak gerekirse, bir ayrılığın ardından da o yaşı tutmak gerekir.Bu normal ve onurlu bir süreçtir.

 

Ben de tutmuştum o yaşı.İlk zamanları çok zordu.Yanlız başımaevin salonunda, biraz arabesk, biraz içki,pencereden bulutlarla uzun uzun bakışmalar ve ardından başlıyan konuşmalar.Ardından gecenin bir yarısı boş sokaklarda caddelerde saatlerce gezmek.İçim çok kötü yanıyordu.Hiç böyle bir acı yaşamamıştım ve bedenimin bir parçasının kopması gibiydi.Bir taraftan çok sevdiğim aşIk olduğum birini kaybetmek ve buna alışmak öteki taraftan da bir erkek olarak pek çok soruyla başbaşa kalmak.Hatta sorularımın cevaplarını bulamıyordum ,bu vesileyle ayrıldığım yol arkadaşımdan yardım istemiştim …oda “sen bulacaksın ´demişti ama aslında oda sorduğum soruların cevabını bilmiyor ve kaçıyordu……

 

Sonra bir akşam biraz sarhoş olduğum bir akşam hatta geceyarısı tuvalate gitmek için hızla kalmıştım yatağımdan.Koridorda basım döndü ve yere düştüm.Lumpen serseri ev arkadaşım odasında sevgilisi ile huzur içinde yatıyordu ve ben onun kapısının önüne yığılmıştım.Kafam yere çarptı.Canım oldukça acıdı.Sesimi çıkartamadım.Gücüm yoktu.Biraz ağladım…Sonra gözlerimi açtım.Salon perdesinden sızan ışığa baktım.Derin bir nefes aldım.Ve birden birşey oldu.İçimde birşeyler yer değiştirdi.Ruhumda birşey oldu.Bir dakika ya dedim kendi kendime, ne oluyor burda…Mesele benim karşımdaki kişi değil, mesela tam da benim…Onu suçlayıp, onun ne yapıp yapmadığını düşünmek yerine benim tamamen kendime bakmam gerekiyor.Ben kimim? Nasıl bir insanım?Bir ilişkide nasıl bir erkeğim?Beni bu noktaya getiren şeyler neler…

 

İşte o geceden sonra hayatım değişti.Sanırım küçük bir aydınlanma yaşadım.Yaş sürecim yere yığıldığım gece bitmişti artık.Ve ben kendi keşif yolculuğuma başlamıştım.Ve o ana kadar yeni yeni öğrenmeye başladığım meditasyon işte o günden sonra hayatımda başka türlü bir dönüşümde en büyük yardımcım oldu.Bir taraftan yeniden yazmaya başladım ve daha yoğun meditasyon yapmaya.Ve herşeyimi sorguladım.Her sorgum her izlenimim tamamen benden geçti.Kendimi parçalara ayırdım, herbir parçayı tek tek inceledim. Ruhumun karanlığını da gördüm aydınlığını da.İçimdeki erkeği de gördüm .Hepsini kabul ettim, sevdim ve tekrar biraraya getirdim.

Aslında çevremde çok insan olmadığını bildiğim halde ,çevremdeki tüm insanları sorguladım.Ailemi,akrabalık ilişkilerimi bana ait olan herşeyi …. Eski hayat arkadaşımla aramızdaki ilişkimizi oldukça saygısız bir şekilde bitirip ayrılmıştık.Halbu ki birbirimize duyduğumuz sevgi hala ordaydı.Ama başka türlü bir şeye dönüşmüştü. Hayatta başka türlü tercihler yapmıştık. Biliyordum ki o beni hc af etmiyecekti ,bende onu.Malesef biz yaşadığımız ilişkiyi onore edemedik.Başaramamıştık….

 

Her insanın mutluluk ve huzur denilen büyük ödülüne kavuşması değişmiş olarak hayatına devam etmesi için ödemesi gereken bir bedel vardır mutlaka.Ben belki sevdiğim kadını kaybetmiştim ruhumda açtığı derin yaraları hiç kapatamıyacağımı bildiğim halde ……..ama kendimi bulmuştum.Benim de ödülüm buydu…

 

Özgur Fuat Dogansoy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir