YÜREĞİMDE HAZAN MEVSİMİ

Posted on

Mevsimler geçti hazana erdi yüreğimiz .Yağmurlar başladı.Atıyorum kendimi sokaklara kollarımı açıyorum iki yana yüzümü göğe kaldırıyorum çocukluğumda yaptığım gibi…Yağmur düşüyor yüzüme sırılsıklam oluyor yanaklarım, gözyaşımı yağmurla beraber akıtıp sele katıyorum…

Belki de utanıyorum insanların karşısında ağlamaktan,yağmuru bahane edip ağlıyorum……

Geldi yaz ama ellerim hala soğuk…Hiç ısınmadılar…Yüreğim yanıp kavruldu,güneş heryeri yakıp kavuruyor ama yine de ellerimi ısıtamadılar…Dışardan gelen gelen cıvıl cıvıl kuş ve çocuk seslerini duyorum ve şöyle bir geçmişe doğru yolculuğa çıkıyorum.

Çocuktuk,yazın okullar tatil olunca sabahlara kadar mahallede sokak lambasının altında oyunlar oynardık.Gündüz mahallemizdeki yokuştan aşağıya tornetlerimize binerdik sevinç çığlıklarıyla,akşam olurdu sokak lambamızın direğinin dibinde toplanırdık ve en heyecanlı oyuna başlardık.Saklambaç.Ebe saymaya başladığında hepimiz bir yana dağılırdık saklanmak için.Hatırlıyorum da kollarımızın ve bacaklarımızın yarası hiç geçmezdi.Koca bir yazı böyle geçirirdik.

Sonra sonbahar gelirdi.Okulların açılmasına da sayılı günler…Son günlerimizi değerlendirirdik.Yine oyunlar oynardık yine koşuşturmacalar eee hava soğuk tabi hastalanmamak elde değil.Akşam olunca ateşler içinde kıvranırken annelerimizin alnımıza koyduğu ıslak bir bezle sabah olurdu ve yine fırlardık sokağa akşam hasta olan biz değilmişiz gibi…Sonra kış mevsimi gelirdi.Pencerenin önünde yağan karın şiddetine bakar kar tatili olsun diye dua ederdik ve dualarımız çoğu zaman kabul olurdu.Yine mahallemizin yokuşuna geçerdik elimizde poşetlerle otururduk arka arkaya ve kayardık tren misali hep beraber…

Islanan üstümüze ve soğuktan moraran,üşüyen ellerimize aldırmadan tekrar tekrar yokuşun başına geçer kayardık…

Mutluyduk……

Bayramları dört gözle beklerdik.Yeni bir ayakkabı yada yeni bir elbise alınacak diye…Alınan yeni cicilerimizi giymek için sabırsızlanır sabaha kadar onlarla uyurduk.Bayram sabahı heyecanlı geçerdi.Hemen giyinirdik.Önce aileyle bayramlaşır bayram harçlığımızı alır hemen akrabaları ziyarete koşardık.O zamanlar ziyaretin ne demek olduğunu bilmezdik ki bizim için amcamızın elini öpmek demek onun bize para vermesi demekti.Ve öylede olurdu zaten yakın akrabalar bir çırpıda gezilir bayram harçlıkları toplanır ve hemen harcanmak üzere bakkalın yolu tutulurdu…

Çocuktuk işte…

Sonra büyüdük,fakülte kantinide sevdiklerimizle derin sohbetlere daldık.Demli çaylar eşliğinde….En demokratik ve akademik isteklerimzde öldürelisiye dayaklar yetik…..gözaaltınaalındık… çocukken oyunlar oynarken kanattığımız yaralarımızın yerini bambaşka yaralar aldı.Kabuk bağladı ama her defasında yeniden desildi.Acılar çok büyüktü…Kışın tren misali yokuş aşağı kayarken ıslattığımız üstümüzün yerini ıslak yanaklar aldı,moraran üşüyen ellerimizin yerini de buz kesmiş yüreğimiz…Hastalandık bir ıslak bez iyi etti bizi o zamanlar ama şimdi hastalığımıza çoğu zaman çare bulamadık… Dört gözle beklediğimiz bayramları yaşamak istemedik.Arkadaşlarımızla oyunlar oynuyarak kırlarda koşmak istemedik….Çünkü artık bize harçlık verip bayramlaştığımız,bağıracak ve nasihatlar veren büyükleirmiz çoğu bu dünyada değildi…Ve öğrendik acı,hüzün,mutsuzluk ne demek…Büyümek bu olsa gerek…

Herkesin keşkesi gibi; Kimi zaman kayıflandık ,keşke bende hep çocuk kalabilseydim…diye söylenip durduk….

Yıllar yılı acı çektik , sonra küçük şeylerle mutlu olmayı sevdik.Artık kimi zaman sevmiştik,sevdiğimizin gözlerinde huzur aradık,kimi zaman yüreğimizi aşk acisi kaplamıştı.……Artık büyümüştük ve hayatımıza bilmediğim anlamlar getirmiştik. Ve hep hayıflanmaya başladık….

Var mıydı böyle kimsesiz darmadağın olmak, biçare kalmak, var mıydı? Ve ´´Yaşam keşke beni böyle ödüllendireceğine, hiç ödül vermeseydin. ´´dedik….

Ama yaşam bütün kargaşasıyla devam edecek, biraz daha ağırlaşacak yüklerimiz yarın… Ve biraz daha yavaşlayınca adımlarımız, artık gitmek istemediğimizi farkedeceğiz o hep “ilerisi” dediğimiz yere…

Ve çocukluğumuzdaki huzuru hep arayacağız.

Özgur Fuat Dogansoy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir